{"id":7315,"date":"2022-05-10T13:22:58","date_gmt":"2022-05-10T10:22:58","guid":{"rendered":"http:\/\/www.researchturkey.org\/the-role-of-member-states-in-eu-enlargement-policy-the-eastern-enlargement-and-turkeys-accession-process\/"},"modified":"2022-06-06T13:19:16","modified_gmt":"2022-06-06T10:19:16","slug":"the-role-of-member-states-in-eu-enlargement-policy-the-eastern-enlargement-and-turkeys-accession-process","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/the-role-of-member-states-in-eu-enlargement-policy-the-eastern-enlargement-and-turkeys-accession-process\/","title":{"rendered":"\u00dcye \u00dclkelerin AB Geni\u015fleme Politikas\u0131ndaki Rol\u00fc: Do\u011fuya Geni\u015flemesi ve T\u00fcrkiye&#8217;nin Kat\u0131l\u0131m S\u00fcreci"},"content":{"rendered":"<p><!--:en--><\/p>\n<h2>\u00dcye \u00dclkelerin AB Geni\u015fleme Politikas\u0131ndaki Rol\u00fc: Do\u011fuya Geni\u015flemesi ve T\u00fcrkiye\u2019nin Kat\u0131l\u0131m S\u00fcreci<\/h2>\n<p><b>Giri\u015f <\/b><\/p>\n<p>Avrupa Birli\u011fi (AB)\u2019nin do\u011fu geni\u015flemesi\u00a0[1] AB i\u00e7in, hem i\u00e7erdi\u011fi \u00fclke say\u0131s\u0131 hem de AB\u2019ye \u00fcye \u00fclkelerle yeni \u00fcyeler aras\u0131ndaki siyasi, sosyal ve ekonomik farkl\u0131l\u0131klar a\u00e7\u0131s\u0131ndan en zorlay\u0131c\u0131 geni\u015fleme olmu\u015ftur. AB tarihinde ilk kez May\u0131s 2004\u2019te sekizi Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkesi olmak \u00fczere, K\u0131br\u0131s ve Malta ile birlikte on aday \u00fclkeyi ayn\u0131 anda kabul etmi\u015ftir. 1 Ocak 2007\u2019de Bulgaristan ve RomanyaAB \u00fcyesi olmu\u015f, onlar\u0131 1 Temmuz 2013\u2019te AB ile m\u00fczakerelere T\u00fcrkiye ile ayn\u0131 tarihte (3 Ekim 2005) ba\u015flayan H\u0131rvatistan izlemi\u015ftir. T\u00fcrkiye, AB m\u00fcktesebat\u0131ndan hen\u00fcz sadece bir ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 ge\u00e7ici olarak kapatabilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u00dcyelik i\u00e7in 1993\u2019ten beri Kopenhag kriterlerinin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi \u00f6n \u015fart olmas\u0131na ra\u011fmen, geni\u015fleme i\u00e7in \u00f6ncelikli itici g\u00fc\u00e7 bu de\u011fildir. AB\u2019nin geni\u015fleme politikalar\u0131nda faydac\u0131 rasyonel fakt\u00f6rler ve kimlik politikalar\u0131 \u00e7ok daha etkilidir (Sjursen, 2002: 508).<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye 1997\u2019deki L\u00fcksemburg Zirvesi\u2019nde Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerinden ayr\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131nca, o d\u00f6nemki T\u00fcrk h\u00fck\u00fcmeti sert bir tepki vererek AB ile siyasi ili\u015fkileri ask\u0131ya ald\u0131. 1999\u2019daki Helsinki Zirvesi\u2019nde AB\u2019nin T\u00fcrkiye\u2019ye resmi adayl\u0131k stat\u00fcs\u00fc vermesiyle birlikte, baz\u0131 politika alanlar\u0131nda Avrupal\u0131la\u015fma s\u00fcreci h\u0131zland\u0131, \u00f6zellikle insan haklar\u0131 ve az\u0131nl\u0131k haklar\u0131 alan\u0131nda \u00f6nemli reformlar yap\u0131ld\u0131. Ancak, T\u00fcrkiye\u2019nin Avrupal\u0131l\u0131\u011f\u0131 halen baz\u0131 AB siyasi fig\u00fcrleri taraf\u0131ndan sorgulanmaktad\u0131r (M\u00fcft\u00fcler Ba\u00e7 ve McLaren, 2003: 18). \u00d6zellikle Almanya ve Fransa\u2019da T\u00fcrkiye\u2019ye tam \u00fcyelik yerine \u2018ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 ortakl\u0131k\u2019 verilmesiyle ilgili tart\u0131\u015fmalar AB\u2019nin T\u00fcrkiye\u2019ye kar\u015f\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve adilli\u011fi konusunda \u015f\u00fcphelerin artmas\u0131na, bu da T\u00fcrkiye\u2019de \u2018Avrupa \u015f\u00fcphecili\u011fi\u2019nin y\u00fckseli\u015fine yol a\u00e7t\u0131.<\/p>\n<p>Schimmelfennig and Sedelmeier (2002: 504)\u2019in belirtti\u011fi gibi, AB geni\u015flemesi, aday \u00fclkelerin AB\u2019ye y\u00f6nelik politikalar\u0131, AB\u2019nin geni\u015fleme politikalar\u0131 ve \u00fcye \u00fclkelerin geni\u015flemeye y\u00f6nelik politikalar\u0131 gibi farkl\u0131 a\u00e7\u0131lardan incelenebilir. AB\u2019nin do\u011fu geni\u015flemesine y\u00f6nelik politikalar\u0131, T\u00fcrkiye\u2019nin kat\u0131l\u0131m s\u00fcrecine y\u00f6nelik politikalar\u0131ndan farkl\u0131d\u0131r. Bu makalede, rasyonel ve konstraktivist (in\u015faac\u0131) yakla\u015f\u0131mlara dayanarak, AB\u2019nin \u00f6zellikle de Avrupa entegrasyon s\u00fcrecinin temel akt\u00f6rleri olan Almanya ve Fransa\u2019n\u0131n, Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerininin \u00fcyeli\u011fine ve T\u00fcrkiye\u2019nin kat\u0131l\u0131m s\u00fcrecine y\u00f6nelik politikalar\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n<p><b>AB\u2019nin Geni\u015fleme Politikas\u0131: Teorik \u00c7er\u00e7eve<\/b><\/p>\n<p>Uluslararas\u0131 ili\u015fkilerde temel akademik tart\u0131\u015fma, rasyonel ve konstraktivist teorisyenler aras\u0131nda uluslararas\u0131 kurumlar\u0131n nas\u0131l analiz edilece\u011fi konusundad\u0131r. Bu farkl\u0131 teorik \u00e7er\u00e7eveler farkl\u0131 hareket mant\u0131\u011f\u0131na dayanmaktad\u0131r: rayonel \u2018sonu\u00e7 mant\u0131\u011f\u0131\u2019 ve konstraktivist \u2018uygunluk mant\u0131\u011f\u0131\u2019. Geni\u015flemenin rasyonel a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131n iki boyutu vard\u0131r: ilk olarak, aday ve \u00fcye \u00fclke geni\u015fleme tercihleri; ikinci olarak, makro d\u00fczeyde organizasyonel geni\u015fleme kararlar\u0131 (Schimmelfennig ve Sedelmeier, 2002: 508-512).<\/p>\n<p>Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerinin AB\u2019ye \u00fcye olma iste\u011fi hem rasyonel hem de konstraktivist a\u00e7\u0131lardan a\u00e7\u0131klanabilir. Konstraktivist a\u00e7\u0131dan, bu \u00fclkelerin AB\u2019ye \u00fcye olma iste\u011fi \u2018Avrupa ailesi\u2019nin par\u00e7as\u0131 olarak say\u0131labilmek i\u00e7in \u2018Avrupa\u2019ya d\u00f6nmeyi\u2019 istemeleriyle a\u00e7\u0131klanabilir. Rasyonel a\u00e7\u0131dan, bu \u00fclkeler, pazara giri\u015ften yararlanabilmek, daha fazla do\u011frudan yabanc\u0131 yat\u0131r\u0131m \u00e7ekebilmek ve AB\u2019nin karar alma mekanizmalar\u0131n\u0131n par\u00e7as\u0131 olabilmek i\u00e7in AB\u2019ye \u00fcye olmak istemektedirler (Schimmelfennig ve Sedelmeier, 2002: 519-520).<\/p>\n<p>Rasyonel a\u00e7\u0131dan, \u00fcye \u00fclkelerin \u00e7\u0131karlar\u0131 AB geni\u015fleme politikalar\u0131 i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nemlidir. M\u00fcft\u00fcler Ba\u00e7 ve McLaren\u2019in belirtti\u011fi gibi \u2018m\u00fc\u015fterileri olan \u00fcye \u00fclkeler bu m\u00fc\u015fterilerin gelmesini isterler\u2019. \u00a0\u00d6rne\u011fin, Almanya Polonya\u2019y\u0131 m\u00fc\u015fterisi olarak alm\u0131\u015ft\u0131r (M\u00fcft\u00fcler Ba\u00e7 ve McLaren, 2003: 20-21), di\u011fer yandan, T\u00fcrkiye hi\u00e7bir \u00fcye \u00fclkeyle \u2018patron-m\u00fc\u015fteri ili\u015fkisi\u2019 geli\u015ftirememi\u015ftir (M\u00fchlenhoff, 2009: 16). \u00dcye ve aday \u00fclkelerin geni\u015fleme tercihleri geni\u015flemeden beklenen maliyetler ve faydalardan etkilenmektedir. Geni\u015flemeden net kay\u0131plar bekleyen \u00fcye \u00fclkeler, e\u011fer pazarl\u0131k g\u00fc\u00e7leri kazan\u00e7l\u0131 \u00e7\u0131kacaklardan tazminat alabilecek kadar g\u00fc\u00e7l\u00fcyse geni\u015flemeyi engellemeyebilirler (Schimmelfennig ve Sedelmeier, 2002: 508-512). \u00d6yleyse, geni\u015fleme e\u011fer kaybedenler yan \u00f6demelerle tazmin edilebilecekse, kazananlar taraf\u0131ndan baz\u0131 tavizler verilecekse ve geni\u015flemeden kazananlar\u0131n maliyetleri faydalar\u0131ndan azsa\u00a0 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Kaybedenler\u00a0 e\u011fer kazananlar onlar\u0131 d\u0131\u015flamakla tehdit ederse ve kaybeden i\u00e7in d\u0131\u015flanman\u0131n maliyeti, geni\u015flemenin maliyetinden daha fazlaysa geni\u015flemeye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmayabilirler (Schimmelfennig, 2001: 54).<\/p>\n<p>Rasyonel yakla\u015f\u0131mlar AB\u2019nin geni\u015fleme s\u00fcrecinin Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkeleriyle Avrupa anla\u015fmalar\u0131 imzalanana kadar olan k\u0131sm\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayabilirken, neden s\u00fcrecin devam edebildi\u011fini ve \u00fcyelikle sonu\u00e7lanabildi\u011fini a\u00e7\u0131klayamamaktad\u0131r (Sedelmeier, 2001: 20). Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkeleriyle ortakl\u0131k bir yandan potansiyel kazan\u00e7l\u0131lar\u0131n bu \u00fclkelerle ekonomik ili\u015fkilerini yo\u011funla\u015ft\u0131rabilmesini sa\u011flayacak, di\u011fer yandan potansiyel kaybedenleri b\u00fct\u00e7e rekabeti maliyetlerinden koruyacakt\u0131r. Ayr\u0131ca ortakl\u0131k, AB\u2019nin \u00f6zellikle rekabete kar\u015f\u0131 hassas sekt\u00f6rleri koruyabilmesini sa\u011flamaktad\u0131r. Yani AB\u2019nin Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerine kar\u015f\u0131 geni\u015fleme politikas\u0131 sadece rasyonel temelde a\u00e7\u0131klanamaz. Konstraktivist yakla\u015f\u0131m\u0131n da deste\u011fine ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Buna gore AB, liberal Avrupa devletler toplulu\u011funu temsil etmektedir ve Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkeleriyle m\u00fczakereye ba\u015flama karar\u0131 almas\u0131 kendi liberal de\u011ferlerini ve normlar\u0131n\u0131 payla\u015fan \u00fclkeleri i\u00e7ine alma iste\u011fiyle a\u00e7\u0131klanabilir \u00a0(Schimmelfennig, 2001: 47-56). Konstraktivist yakla\u015f\u0131ma gore, AB geni\u015fleme politikas\u0131, en etkililerinden biri \u00fcye ve aday \u00fclkelerin ortak bir kimlik ve de\u011ferlere sahip olup olmad\u0131\u011f\u0131 olmak \u00fczere, k\u00fclt\u00fcr ve de\u011ferlere dayal\u0131 fakt\u00f6rlere dayanmaktad\u0131r. Avrupa Komisyonu gibi AB\u2019nin supranasyonel kurumlar\u0131 kurumsal normlar\u0131n etkisinde tercihlere sahip olabilirken, \u00fcye \u00fclke h\u00fck\u00fcmetleri ulusal ve Avrupa kimliklerinden etkilenebilmektedir (Schimmelfennig ve Sedelmeier, 2002: 513-515).<\/p>\n<p>Akt\u00f6rler \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 me\u015fruiyet temelinde savunup benzer \u015fekilde davranmayanlar\u0131 k\u0131nayabilirler. Schimmelfennig (2001: 48-73) \u2018norm-temelli arg\u00fcmanlar\u0131n stratejik kullan\u0131m\u0131\u2019 anlam\u0131na gelen \u2018retorik faaliyet\u2019 kavram\u0131n\u0131 kullanm\u0131\u015ft\u0131r. AB \u00fcye \u00fclkeleri Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerine geni\u015flemeye a\u00e7\u0131k\u00e7a kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kamaz veya engelleyemezler. Di\u011fer bir deyi\u015fle, geni\u015flemeyi destekleyenlerin veya \u2018iticilerin\u2019 \u2018retorik faaliyeti\u2019, \u2018frenleyiciler\u2019in muhalefetini de\u011fi\u015ftirememesine ra\u011fmen, onlar\u0131 \u2018retorik a\u00e7\u0131dan s\u0131n\u0131rland\u0131rarak\u2019 a\u00e7\u0131k\u00e7a geni\u015flemeye kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmalar\u0131n\u0131 \u00f6nlerler. Konstraktivist a\u00e7\u0131dan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, geni\u015flemeden \u00e7\u0131kar\u0131 olan akt\u00f6rler normatif arg\u00fcmanlar kullanarak Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerinin \u00fcyeli\u011fine daha \u015f\u00fcpheyle bakan \u00fclkeleri ikna etmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar.<\/p>\n<p><b><\/b><b>AB \u00dcyesi \u00dclkelerin Do\u011fu Geni\u015flemesine Y\u00f6nelik Politikalar\u0131<\/b><\/p>\n<p>Komisyon ve Avrupa Parlamentosu dahil olmas\u0131na ra\u011fmen, geni\u015fleme s\u00fcreci temel olarak h\u00fck\u00fcmetler aras\u0131d\u0131r, t\u00fcm \u00fcye \u00fclkeler kendi ulusal \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 korumaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Her \u00fcye \u00fclke bir aday \u00fclkeyle m\u00fczakerelerin ba\u015flamas\u0131n\u0131, her ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131, kapanmas\u0131n\u0131 ve m\u00fczakerelerin kapanmas\u0131n\u0131 veto edebilir (\u0130\u00e7ener, vd., 2010: 211).<\/p>\n<p>\u00dcye \u00fclkelerin tercihleri birincil olarak rasyonel, ikinci olarak da konstraktivist yakla\u015f\u0131mlarla a\u00e7\u0131klanabilir. Do\u011fu geni\u015flemesinin temel hedefleri Orta ve Do\u011fu Avrupa\u2019n\u0131n istikrar\u0131n\u0131n sa\u011flanmas\u0131 ve So\u011fuk Sava\u015f sonras\u0131 d\u00f6nemde bar\u0131\u015f ve refah b\u00f6lgesini geni\u015fletmektir. \u00dcye \u00fclkelerin faydac\u0131 hassasiyetleri yan\u0131nda, k\u00fclt\u00fcr ve kimlik a\u00e7\u0131s\u0131ndan benzerlikler de \u00fcye \u00fclkelerin tercihlerini etkilemektedir. Co\u011frafi yak\u0131nl\u0131k ticaret ve yat\u0131r\u0131m arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ekonomik f\u0131rsatlar yaratmakta, ileti\u015fim ve ula\u015f\u0131m maliyetlerinde d\u00fc\u015f\u00fc\u015flere yol a\u00e7maktad\u0131r. Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerinin ekonomilerine dahil olan \u00fclkeler onlar\u0131n \u00fcyeli\u011finden en fazla kazan\u00e7 sa\u011flayacaklar\u0131 i\u00e7in, bu \u00fclkelerin \u00fcyeliklerini en fazla bu \u00fclkeler desteklemi\u015ftir. Schimmelfennig (2001: 50-52)\u2019in belirtti\u011fi gibi \u00fcye \u00fclkelerin geni\u015fleme tercihleri co\u011frafi konumlar\u0131ndan etkilenmektedir, Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkeleriyle s\u0131n\u0131r\u0131 olan \u00fclkeler geni\u015flemenin \u2018itici\u2019 unsurlar\u0131 olmu\u015flard\u0131r. Sjursen (2002: 497)\u2019in da ifade etti\u011fi gibi do\u011fuya do\u011fru geni\u015flemenin ekonomik maliyetleri getirilerinden k\u0131sa ve orta vadede daha fazla olacakt\u0131r. Do\u011fu geni\u015flemesinden en kazan\u00e7l\u0131 \u00e7\u0131kacak \u00fcye \u00fclkeler, AB b\u00fct\u00e7esine net katk\u0131da bulunan \u00fclkelerken, b\u00fct\u00e7eden faydalananlar ise bu geni\u015flemeden \u00e7ok az kazanabilecekti.<\/p>\n<p>Bir aday \u00fclkenin \u00fcyelik perspektifi e\u011fer \u00fcye \u00fclkelerle g\u00fc\u00e7l\u00fc bir ittifak\u0131 varsa \u00e7ok daha g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, e\u011fer bu ittifak Almanya ve Fransa gibi g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00fcye \u00fclkeleri de i\u00e7ermekteyse veya o aday \u00fclkenin \u00fcyeli\u011fine muhalifler yoksa \u00fcyelik perspektifi \u00e7ok daha g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr (\u0130\u00e7ener, vd., 2010: 213). \u00d6ni\u015f (2004: 508-509)\u2019in ifade etti\u011fi gibi g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u00fcye \u00fclkenin veya baz\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00fcye \u00fclkelerin aday \u00fclkenin kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 desteklemesinin \u00f6nemli bir etkisi vard\u0131r. Almanya ve Fransa \u2018Avrupa entegrasyonunun motorudur\u2019, yani entegrasyonun itici g\u00fcc\u00fcd\u00fcrler. AB\u2019de en y\u00fcksek n\u00fcfusa sahip \u00fclkelerdir, Almanya AB b\u00fct\u00e7esine en fazla katk\u0131da bulunan \u00fclkedir (M\u00fchlenhoff, 2009: 1). Almanya do\u011fu geni\u015flemesinde \u00f6nemli bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130ngiltere ve \u0130spanya T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fini desteklemesine ra\u011fmen, AB i\u00e7inde Fransa ve Almanya\u2019n\u0131n sahip oldu\u011fu siyasi ve ekonomik n\u00fcfuza sahip de\u011fildirler.<\/p>\n<p>Schimmelfennig (2001: 54)\u2019in belirtti\u011fi gibi do\u011fu geni\u015flemesinin itici unsurlar\u0131 AB\u2019nin bu geni\u015fleme konusunda erken ve s\u0131k\u0131ca anla\u015fmaya varmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan Almanya, \u0130ngiltere ve Danimarka\u2019d\u0131r. Bu \u00fclkeler AB\u2019nin bu s\u00fcrece haz\u0131rlan\u0131\u015f\u0131nda birincil akt\u00f6rlerdir. Almanya, ekonomi ve g\u00fcvenlik nedenleriyle yak\u0131n kom\u015fular\u0131 Polonya, Macaristan ve \u00c7ek Cumhuriyeti\u2019ne do\u011fru erken geni\u015flemeyi desteklemi\u015ftir. En temel g\u00fcvenlik nedeni, Almanya\u2019n\u0131n yeniden birle\u015fmesi sonras\u0131 \u00a0kom\u015fular\u0131nda istikrars\u0131zl\u0131\u011f\u0131 istememesiydi. En temel ekonomik neden ise, Almanya ile Orta Avrupa\u2019daki kom\u015fular\u0131 aras\u0131ndaki geleneksel ekonomik ba\u011flant\u0131lard\u0131. Di\u011fer yandan, Fransa\u2019n\u0131n Orta Avrupa \u00fclkeleriyle kara s\u0131n\u0131r\u0131 yoktu ve bu \u00fclkelerle daha az ekonomik ili\u015fkisi vard\u0131. Sonu\u00e7ta, Fransa ve Akdeniz\u2019deki di\u011fer \u00fcye \u00fclkeler\u00a0 do\u011fu geni\u015flemesi konusunda AB i\u00e7indeki n\u00fcfuzlar\u0131n\u0131 azaltabilece\u011fi ve AB\u2019nin \u00e7ekim merkezinin Almanya\u2019ya do\u011fru kayabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle \u015f\u00fcpheyle yakla\u015f\u0131yorlard\u0131 (Bache, vd., 2011: 543). Baz\u0131 \u00fcye \u00fclkelerse geni\u015fleme yanl\u0131s\u0131 \u00fclkelerden yan \u00f6demeler kazanabilmek i\u00e7in geni\u015fleme konusunda daha az destekleyici g\u00f6r\u00fcnebiliyorlard\u0131 (I. Barnes ve P. Barnes, 2010: 422). \u0130talya, do\u011fuya do\u011fru geni\u015flemenin AB\u2019nin ilgisini \u00f6zellikle fonlar a\u00e7\u0131s\u0131ndan do\u011fuya do\u011fru kayd\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 ve Akdeniz\u2019den uzakla\u015ft\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek \u015f\u00fcheyle yakla\u015f\u0131yordu. Benel\u00fcks \u00fclkeleri daha n\u00f6tr yakla\u015f\u0131yorlard\u0131 \u00e7\u00fcnk\u00fc bu s\u00fcre\u00e7ten kaybedecek veya kazanacak fazla \u015feyleri yoktu. Yunanistan, K\u0131br\u0131s\u2019\u0131n \u00fcyeli\u011finin kabul\u00fcne odaklanm\u0131\u015ft\u0131 (Schimmelfennig, 2001: 53); di\u011fer \u00fcye \u00fclkeleri e\u011fer K\u0131br\u0131s geni\u015flemeye dahil edilmezse t\u00fcm geni\u015flemeyi veto etmekle tehdit ediyordu. K\u0131br\u0131sl\u0131 Rumlar BM insiyatifiyle K\u0131br\u0131s sorununu \u00e7\u00f6zmek amac\u0131yla haz\u0131rlanan Annan Plan\u0131\u2019n\u0131 reddetmelerine, yani AB\u2019ye \u00fcye olmadan \u00f6nce K\u0131br\u0131s sorunu \u00e7\u00f6z\u00fclememi\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen, K\u0131br\u0131s 2004\u2019teki do\u011fu geni\u015flemesine dahil edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130ngiltere\u2019nin do\u011fu geni\u015flemesini desteklemesi AB\u2019nin daha h\u00fck\u00fcmetler aras\u0131 bir yap\u0131ya sahip olmas\u0131 iste\u011finden etkilenmektedir (Sjursen, 2002: 498). AB \u00fcyesi olan Fransa, Yunanistan ve \u0130talya gibi g\u00fcney \u00fclkeleri Bulgaristan ve Romanya\u2019n\u0131n kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 desteklemi\u015ftir (Schimmelfennig, 2001: 51), NATO\u2019nun Kosova operasyonuna desteklerine bir \u00f6d\u00fcl olarak da bu \u00fclkelerin \u00fcyeliklerini desteklemi\u015flerdir (Bache, vd., 2011: 546). Fransa, Romanya\u2019n\u0131n en \u00f6nemli destek\u00e7isidir \u00e7\u00fcnk\u00fc Orta Avrupa\u2019n\u0131n AB i\u00e7inde artan etkisini dengeleyecek ve Almanya\u2019n\u0131n artan siyasi g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kontrol\u00fcn\u00fc sa\u011flamak i\u00e7in bir m\u00fcttefike ihtiyac\u0131 vard\u0131r. Bu nedenle, ekonomik az geli\u015fmi\u015fli\u011fine ve demokratik a\u00e7\u0131dan eksikliklerine ra\u011fmen, Romanya 1997\u2019deki L\u00fcksemburg Zirvesi\u2019nde aday \u00fclkeler aras\u0131na dahil edilmi\u015ftir (M\u00fcft\u00fcler Ba\u00e7 ve McLaren, 2003: 22). Kuzey Avrupa \u00fclkeleri Balt\u0131k \u00fclkelerinin geni\u015flemeye dahil olmas\u0131n\u0131 \u00f6ncelikle aralar\u0131ndaki co\u011frafi ve tarihi ba\u011flar, ayr\u0131ca ekonomik nedenlerle desteklemi\u015ftir (Bache, vd., 2011: 545).<\/p>\n<p>AB\u2019nin do\u011fu geni\u015flemesi, Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkeleriyle tar\u0131m ve tekstil gibi ayn\u0131 ekonomik alanlarda uzmanla\u015fm\u0131\u015f az geli\u015fmi\u015f \u00fcyeler i\u00e7in \u00e7ok y\u00fcksek maliyetler getirmi\u015ftir. Ekonomik olarak Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkeleri AB \u00fcyeli\u011finden net kazan\u00e7l\u0131 olacaklard\u0131. Do\u011fu geni\u015flemesi, AB b\u00fct\u00e7esinin temel unsurlar\u0131 olan Ortak Tar\u0131m Politikas\u0131 ve yap\u0131sal politikalar\u0131 etkilemi\u015ftir. Bu nedenle, geni\u015fleme, AB b\u00fct\u00e7esinin kazan\u00e7l\u0131lar\u0131 olan Yunanistan, \u0130rlanda, \u0130spanya ve Portekiz gibi \u00fclkeler i\u00e7in \u00e7ok \u00f6nemli maliyetler getirecektir (Schimmelfennig, 2001: 52-56). Ancak bu \u00fclkeler geni\u015flemeyi veto etmemi\u015ftir. Bu da g\u00f6stermektedir ki, Fransa ve Almanya gibi AB\u2019nin en etkili \u00fclkeleri bir \u00fclkenin kat\u0131l\u0131m\u0131ndan yana oldu\u011fu s\u00fcrece, genellikle di\u011fer \u00fcye \u00fclkeleri yeni \u00fcyelerin kat\u0131l\u0131m\u0131 konusunda ikna edebilmektedirler.<\/p>\n<p><b>AB \u00dcyesi \u00dclkelerin T\u00fcrkiye\u2019nin \u00dcyeli\u011fine Y\u00f6nelik Politikalar\u0131<\/b><\/p>\n<p>AB, T\u00fcrkiye\u2019yi 1987\u2019deki tam \u00fcyelik ba\u015fvurusundan itibaren \u00fcyeli\u011fe ehil kabul etmi\u015ftir. Ancak, Diez (2010)\u2019in belirtti\u011fi gibi, AB\u2019nin Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkeleriyle yeniden birle\u015fmesi taahh\u00fcd\u00fc \u00fcyelik i\u00e7in taahh\u00fct anlam\u0131na gelirken, T\u00fcrkiye i\u00e7in \u00fcyeli\u011fe s\u00f6z vermek yerine, \u00fcyeli\u011fi m\u00fczakere etme taahh\u00fcd\u00fcnde bulunmu\u015ftur.[2]<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019nin entegrasyonundaki en \u00f6nemli zorluklar \u2018\u00e7ok b\u00fcy\u00fck, \u00e7ok fakir, \u00e7ok kalabal\u0131k ve \u00e7ok farkl\u0131\u2019 (Tsoukalis, 2006; aktaran \u0130\u00e7ener, vd., 2010: 215) olmas\u0131d\u0131r. Avrupa Konseyi taraf\u0131ndan Ekim 2005\u2019te kabul edilen AB-T\u00fcrkiye M\u00fczakere \u00c7er\u00e7eve Belgesi\u2019ne g\u00f6re, Kopenhag Avrupa Konseyi\u2019nin sonu\u00e7 k\u0131sm\u0131nda da belirtildi\u011fi gibi \u2018hem Birli\u011fin hem de T\u00fcrkiye\u2019nin genel \u00e7\u0131karlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan, Avrupa entegrasyonunun h\u0131z\u0131n\u0131n korunurken, Birli\u011fin T\u00fcrkiye\u2019yi absorbe etme kapasitesi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nan \u00f6nemli unsurlard\u0131r\u2019 (3.madde, 2005). Ayr\u0131ca T\u00fcrkiye ile kat\u0131l\u0131m m\u00fczakereleri \u2018sonucu garanti edilemeyen, a\u00e7\u0131k u\u00e7lu bir s\u00fcre\u00e7tir\u2019 (2.madde, 2005). \u015eu noktalar\u0131 da eklemi\u015ftir \u2018uzun ge\u00e7i\u015f d\u00f6nemleri, \u00f6zel d\u00fczenlemeler veya koruma ama\u00e7l\u0131 kal\u0131c\u0131 olarak kullan\u0131labilen kal\u0131c\u0131 koruma \u00f6nlemleri g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nabilir. Komisyon, uygun g\u00f6rmesi durumunda, insanlar\u0131n serbest dola\u015f\u0131m\u0131, yap\u0131sal politikalar ve tar\u0131m alanlar\u0131ndaki tekliflerinde kal\u0131c\u0131 k\u0131s\u0131tlamalar\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131r\u2019 (12. madde, 2005).<\/p>\n<p>Avrupa \u0130stikrar \u0130nsiyatifi raporu (2010: 1) T\u00fcrkiye-AB ili\u015fkilerini ucu a\u00e7\u0131k kat\u0131l\u0131m s\u00fcrecine dayanan \u2018\u00f6zel bir bir ili\u015fki\u2019 olarak tan\u0131mlam\u0131\u015ft\u0131r. Kat\u0131l\u0131m kriterlerinden biri olmamas\u0131na ra\u011fmen, K\u0131br\u0131s sorunu T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011findeki en \u00f6nemli zorluklardand\u0131r. Temmuz 2005\u2019te T\u00fcrkiye, AB ile aras\u0131ndaki G\u00fcmr\u00fck Birli\u011fi\u2019ni K\u0131br\u0131s da dahil olmak \u00fczere, yeni \u00fcye \u00fclkelere geni\u015fleten Ankara Antla\u015fmas\u0131\u2019n\u0131n Ek Protokol\u00fc\u2019n\u00fc imzalam\u0131\u015ft\u0131r. Ancak, AB, K\u0131br\u0131s T\u00fcrk taraf\u0131na 2004\u2019te aday\u0131 yeniden birle\u015ftirmeyi ama\u00e7layan Annan Plan\u0131\u2019n\u0131 kabul etmesinden sonra verdi\u011fi s\u00f6zleri tutmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, T\u00fcrkiye hava ve deniz limanlar\u0131n\u0131 K\u0131br\u0131sl\u0131 Rumlara a\u00e7mam\u0131\u015ft\u0131r. Haziran 2006\u2019da AB\u2019nin geni\u015flemeden sorumlu eski komiseri K\u0131br\u0131s sorunu nedeniyle T\u00fcrkiye ile bir \u2018tren kazas\u0131\u2019 olabilece\u011fi konusunda uyarm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcrkiye ve AB aras\u0131ndaki m\u00fczakerelerde sadece bir ba\u015fl\u0131k (Bilim ve Ara\u015ft\u0131rma) ge\u00e7ici olarak kapat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Buna ek olarak, T\u00fcrkiye, Ek Protokol\u2019\u00fc onaylamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, AB Konseyi Aral\u0131k 2006\u2019da sekiz ba\u015fl\u0131\u011f\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131 ask\u0131ya alm\u0131\u015f ve T\u00fcrkiye, Ek Protokol\u2019\u00fc tam olarak uygulayana kadar hi\u00e7bir ba\u015fl\u0131k ge\u00e7ici olarak kapat\u0131lamayacakt\u0131r. Daha sonra, Fransa ek d\u00f6rt ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 daha bloke etmi\u015ftir \u00e7\u00fcnk\u00fc Fransa eski Cumhurba\u015fkan\u0131 Sarkozy T\u00fcrkiye\u2019nin tam \u00fcyeli\u011fine kar\u015f\u0131yd\u0131. Aral\u0131k 2009\u2019da K\u0131br\u0131s alt\u0131 ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 daha bloke etti (European Stability Initiative, 2010: 5-9). Diez (2010: 168-171), e\u011fer iki taraf da \u2018\u00fcyeli\u011fin ba\u015far\u0131lamayaca\u011f\u0131\u2019 konusunda anla\u015fabilirse, T\u00fcrkiye ve AB aras\u0131nda alternatif ili\u015fki modellerinin tart\u0131\u015f\u0131labilece\u011fini belirtmi\u015ftir. Ayr\u0131ca K\u0131br\u0131s sorunu nedeniyle T\u00fcrkiye ile \u00fcyelik m\u00fczakerelerinin t\u0131kanmas\u0131n\u0131n T\u00fcrkiye\u2019ye haks\u0131zl\u0131k oldu\u011funu, \u00e7\u00fcnk\u00fc adan\u0131n K\u0131br\u0131s Rum taraf\u0131n\u0131n K\u0131br\u0131s sorununun \u00e7\u00f6z\u00fclmesi beklenmeden AB \u00fcyesi olarak kabul edildi\u011fini vurgulam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fini destekleyenler genellikle stratejik ve faydac\u0131 a\u00e7\u0131lardan \u00fcyeli\u011finin gereklili\u011fini ve \u00f6nemini vurgulamaktad\u0131rlar. T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011finin Avrupa\u2019n\u0131n enerji g\u00fcvenli\u011fine, ter\u00f6rizmle m\u00fccadele, savunma yetenekleri ve NATO ile i\u015fbirli\u011fi a\u00e7\u0131lar\u0131ndan olumlu etkilerini belirtmektedirler. \u00d6zellikle 11 Eyl\u00fcl\u2019den sonra, T\u00fcrkiye\u2019nin kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131 Orta Do\u011fu\u2019daki potansiyel n\u00fcfuzu ve Bat\u0131 ve \u0130slam d\u00fcnyas\u0131 aras\u0131ndaki \u2018k\u00f6pr\u00fc\u2019 pozisyonu nedeniyle desteklemi\u015flerdir. Di\u011fer yandan, T\u00fcrkiye\u2019nin AB \u00fcyeli\u011fine baz\u0131 kar\u015f\u0131 olanlar da g\u00fcvenlikle ilgili unsurlar\u0131, T\u00fcrkiye\u2019nin AB \u00fcyesi olmas\u0131 durumunda, AB\u2019nin \u0130ran, Irak ve Suriye gibi yeni kom\u015fular\u0131ndan dolay\u0131 ortaya \u00e7\u0131kabilecek riskleri vurgulayarak negatif bir fakt\u00f6r olarak belirtmektedirler (\u0130\u00e7ener, vd., 2010: 212).<\/p>\n<p>Baz\u0131 \u00fcye \u00fclkelerdeki, \u00f6zellikle de daha g\u00fc\u00e7l\u00fc olanlardaki h\u00fck\u00fcmet de\u011fi\u015fiklikleri ve di\u011fer i\u00e7 siyasi geli\u015fmelerin T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fine y\u00f6nelik politikalar \u00fczerinde \u00f6nemli etkileri vard\u0131r. \u00d6rne\u011fin 1997\u2019deki L\u00fcksemburg Zirvesi\u2019nde T\u00fcrkiye\u2019nin adayl\u0131\u011f\u0131na diren\u00e7 g\u00f6steren Yunanistan, 1999\u2019daki Helsinki Zirvesi\u2019nde buna kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu de\u011fi\u015fimin arkas\u0131nda Yunanistan\u2019\u0131n Eurozone\u2019a kat\u0131labilmesi i\u00e7in b\u00fct\u00e7esinde \u00f6zellikle de savunma harcamalar\u0131nda kesintilere gitmesi gereklili\u011fi gibi baz\u0131 nedenler vard\u0131r. T\u00fcrkiye Yunanistan\u2019\u0131n savunma harcamalar\u0131nda \u00f6ncelikli yere sahip oldu\u011fu i\u00e7in, T\u00fcrkiye ile yak\u0131nla\u015fma, Yunanistan\u2019da savunma harcamalar\u0131n\u0131n azalmas\u0131n\u0131 sa\u011flayabilecektir (M\u00fcft\u00fcler Ba\u00e7 ve McLaren, 2003: 23). Aralar\u0131ndaki yak\u0131nla\u015fma her iki \u00fclkedeki depremlerin ard\u0131ndan verilen kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 desteklerle de h\u0131zlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dcye \u00fclkelerin aday \u00fclkelere y\u00f6nelik politikalar\u0131n\u0131 etkileyen fakt\u00f6rlerden biri de \u2018Avrupan\u0131n gelece\u011fi\u2019 ile ilgili farkl\u0131 vizyonlard\u0131r. \u00d6rne\u011fin, \u0130ngilizler AB\u2019yi \u00f6ncelikli olarak tek pazar olarak g\u00f6rmekte, d\u0131\u015f politika ve g\u00fcvenlik politikas\u0131 gibi baz\u0131 politika alanlar\u0131nda i\u015fbirli\u011fini de desteklemektedirler. Yani, T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fi, \u0130ngiltere\u2019nin AB vizyonu i\u00e7in bir zorluk olarak g\u00f6r\u00fclmemektedir. Buna kar\u015f\u0131n, Almanya ve Fransa\u2019da, Avrupa\u2019n\u0131n gelece\u011fine dair vizyonlar farkl\u0131 siyasi g\u00f6r\u00fc\u015flere gore de\u011fi\u015fmektedir. Hristiyan Demokratlar; Sosyalistler, Ye\u015filler ve Liberallere gore T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fine daha \u015f\u00fcpheyle bakmaktad\u0131rlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc Avrupa kimli\u011fine ve AB\u2019nin derinle\u015fmesine bir tehdit olarak g\u00f6rmektedirler (Bache, vd., 2011: 547-548).<\/p>\n<p>Almanya\u2019n\u0131n ilk \u015eans\u00f6lyesi Hristiyan Demokrat Konrad Adenauer T\u00fcrkiye\u2019nin Avrupa Toplulu\u011fu (AT) \u00fcyeli\u011fini desteklemi\u015ftir. Hristiyan Demokrat Parti \u00fcyesi Komisyon Ba\u015fkan\u0131 Walter Hallstein, T\u00fcrkiye\u2019nin Avrupan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir, Alman eski D\u0131\u015fi\u015fleri Bakan\u0131 Klaus Kinkel ise 1995\u2019te T\u00fcrkiye ile G\u00fcmr\u00fck Birli\u011fi antla\u015fmas\u0131n\u0131n imzalanmas\u0131n\u0131 desteklemi\u015ftir (M\u00fchlenhoff, 2009: 16). Hristiyan Demokrat Helmut Kohl liderli\u011findeki Almanya, T\u00fcrkiye\u2019nin adayl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131karken, Helsinki Zirvesi\u2019nde Almanya\u2019da Sosyal Demokrat-Ye\u015filler koalisyonu varken ve Gerhard Schr\u00f6der \u015eans\u00f6lye iken Almanya\u2019n\u0131n pozisyonu de\u011fi\u015fmi\u015ftir. 1999\u2019da T\u00fcrkiye\u2019nin resmi adayl\u0131k stat\u00fcs\u00fc kazanmas\u0131nda Almanya \u00f6nemli bir rol oynam\u0131\u015ft\u0131r (M\u00fcft\u00fcler Ba\u00e7 ve McLaren, 2003: 20-23).<\/p>\n<p>Ekim 2009\u2019dan itibaren \u015eans\u00f6lye Merkel liderli\u011finde, Liberaller (FDP) ve Hristiyan Sosyal Birli\u011fi (CSU) ile koalisyon halinde olan Hristiyan Demokratlar (CDU) iktidardad\u0131r. CDU\u2019nun parti program\u0131na g\u00f6re T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcye olabilmesi i\u00e7in Kopenhag kriterlerini yerine getirmesi gerekir ancak AB\u2019nin \u2018hazmetme kapasitesi\u2019[3] de g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Programda ayr\u0131ca CDU\u2019nun \u2018ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 ortakl\u0131k\u2019tan yana oldu\u011fu da belirtilmektedir (2007:101 aktaran M\u00fchlenhoff, 2009: 4). Ancak, Almanya \u2018ahde vefa\u2019 ilkesine g\u00f6re hareket etmi\u015f, bu nedenle Merkel, Fransa\u2019dan farkl\u0131 olarak T\u00fcrkiye ve AB aras\u0131ndaki m\u00fczakereleri bloke etmemi\u015ftir. Liberal Parti (FDP), T\u00fcrkiye\u2019nin kat\u0131l\u0131m\u0131ndan ortaya \u00e7\u0131kacak potansiyel ekonomik \u00e7\u0131karlar\u0131 vurgulamaktad\u0131r, CDU ve CSU\u2019dan daha pozitif, Sosyal Demokrat Parti (SPD)\u2019den daha az destekleyicidir. Koalisyon anla\u015fmas\u0131na g\u00f6re \u2018T\u00fcrkiye ve AB aras\u0131ndaki m\u00fczakere s\u00fcreci a\u00e7\u0131k-u\u00e7lu olmal\u0131d\u0131r\u2019 (aktaran M\u00fchlenhoff, 2009: 1-5). T\u00fcm m\u00fczakereler a\u00e7\u0131k-u\u00e7lu olmas\u0131na ra\u011fmen, koalisyon anla\u015fmas\u0131nda bunun vurgulanmas\u0131, T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyelik perspektifiyle ilgili \u015f\u00fcpheleri yans\u0131tmaktad\u0131r (M\u00fchlenhoff, 2009: 3). Almanya\u2019da Eyl\u00fcl 2013\u2019teki se\u00e7imlerde, Merkel se\u00e7imleri yeniden kazand\u0131 ve SPD veya Ye\u015fillerle bir koalisyon h\u00fck\u00fcmeti kurmak i\u00e7in m\u00fczakerelere devam ediyor. Yani, Almanya\u2019n\u0131n T\u00fcrkiye\u2019nin AB\u2019ye \u00fcyeli\u011fiyle ilgili politikalar\u0131nda \u00f6nemli de\u011fi\u015fimler olmayacak gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.<\/p>\n<p>Fransa\u2019da T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fiyle ilgili bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 de\u011fi\u015fmektedir. 2007\u2019deki cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 se\u00e7imlerinde Hristiyan Demokrat Parti (UMP)\u2019nin lideri Nicolas Sarkozy se\u00e7ilmi\u015ftir. T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fine kar\u015f\u0131 oldu\u011funu daha once \u2018<i>Testimony<\/i>\u2019 (\u2018Tan\u0131kl\u0131k\u2019) [4] adl\u0131 kitab\u0131nda \u015f\u00f6yle belirtmi\u015ftir: \u2018T\u00fcrkiye\u2019nin AB\u2019ye giri\u015fine kar\u015f\u0131y\u0131m. Stratejik beklentileri tamam\u0131yla anlayabiliyorum. Ancak, bu beklentiler stratejik i\u015fbirli\u011fi anla\u015fmas\u0131yla da kar\u015f\u0131lanabilir\u2026topraklar\u0131n\u0131n %98\u2019i Avrupa k\u0131tas\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda yer alan, gelecek 20 y\u0131l i\u00e7inde Birli\u011fin en fazla n\u00fcfuslu \u00fclkesi olacak olan ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc \u0130slam\u2019\u0131n baz\u0131 temel yanlar\u0131n\u0131 AB\u2019ye ta\u015f\u0131yacak olan bir \u00fclkenin kat\u0131l\u0131m\u0131, AB i\u00e7inde tamemen bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme yol a\u00e7acak, b\u00f6ylece de AB\u2019nin kurucu babalar\u0131n\u0131n orjinal fikrinin zay\u0131flamas\u0131na\u2026bu da sonu\u00e7 olarak kaosa yol a\u00e7acakt\u0131r\u2026\u2019 (aktaran Lagro, 2008: 72). 2012 Cumhurba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 se\u00e7imlerinde T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fine g\u00f6receli olarak daha olumlu bakan Sosyalist Partili Fran\u00e7ois Hollande se\u00e7ildi. Bunun T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyelik s\u00fcrecine olumlu yans\u0131malar\u0131 olabilir, ancak Fransa hen\u00fcz ba\u015fl\u0131klar \u00fczerindeki blokaj\u0131n\u0131 kald\u0131rmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fine kar\u015f\u0131t \u00fclkeler aras\u0131nda Hollanda, L\u00fcksemburg ve Danimarka\u2019da da vard\u0131r (Lagro, 2008: 77), buna kar\u015f\u0131l\u0131k \u00fcyeli\u011fini destekleyen \u00fclkeler aras\u0131nda, \u0130ngiltere ve T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011finin Akdeniz\u2019in di\u011fer b\u00f6lgelere g\u00f6re g\u00f6receli pozisyonunu g\u00fc\u00e7lendirece\u011fine inanan \u0130spanya, \u0130talya ve Portekiz yer almaktad\u0131r. \u0130sve\u00e7, Finlandiya ve \u0130rlanda da siyasi ve stratejik nedenlerle ve AB\u2019nin e\u011fer uluslararas\u0131 kredibilitesini koruyacaksa daha \u00f6nce verdi\u011fi s\u00f6zleri tutmas\u0131 gerekti\u011fine inanarak T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fini desteklemektedir, bu g\u00f6r\u00fc\u015f Bel\u00e7ika, Macaristan, Slovakya ve Slovenya taraf\u0131ndan da payla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. \u00dc\u00e7 Balt\u0131k \u00fclkesi ve Polonya da T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fini, Rusya\u2019ya kar\u015f\u0131 korunmak i\u00e7in \u00e7evrelerindeki di\u011fer kom\u015fu \u00fclkelerin kat\u0131l\u0131mlar\u0131ndan \u00e7\u0131karlar\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in genel olarak daha fazla geni\u015flemeyi desteklemektedirler (Kramer, 2006: 4-5; aktaran \u00d6ner, 2011: 393).<\/p>\n<p>Kopenhag Okulu\u2019nun konstraktivist a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re, bir konunun baz\u0131 \u015feylerin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrebilmesi i\u00e7in bir tehdit olarak in\u015fa edilmesi, bunun i\u00e7in bir g\u00fcvenlik akt\u00f6r\u00fc taraf\u0131ndan bir \u2018konu\u015fma faaliyeti\u2019nin g\u00fcvenlik konusu haline getirilmesi, buna ek olarak bu konunun tehdit olarak alg\u0131lanmas\u0131 i\u00e7in o konunun tehdit olarak in\u015fa edilmesini kabul edecek belli bir izleyici gerekmektedir (Buzan, vd., 1998: 23). Kopenhag Okulu\u2019nun konstraktivist a\u00e7\u0131klamas\u0131na dayanarak Macmillan, T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011finin Frans\u0131z ve Alman sa\u011f kanad\u0131 taraf\u0131ndan \u2018konu\u015fma faaliyetleri\u2019 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla g\u00fcvenlik konusu haline getirildi\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Fransa ve Almanya\u2019daki Hristiyan Demokrat liderler, T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fini Avrupa toplumunun tamam\u0131n\u0131 kastederek sosyal g\u00fcvenli\u011fe tehdit olarak in\u015fa etmi\u015flerdir. AB \u00fcye \u00fclkelerindeki kamuoylar\u0131 da T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fine olduk\u00e7a \u015f\u00fcpheyle bakmaktad\u0131r, bu da siyasi akt\u00f6rler taraf\u0131ndan bu konunun g\u00fcvenlik konusu haline getirilmesi i\u00e7in bir izleyici kitle oldu\u011funu da g\u00f6stermektedir. Bu nedenle Fransa ve Almanya\u2019daki Hristiyan Demokrat liderler T\u00fcrkiye i\u00e7in \u2018ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 ortakl\u0131k\u2019\u0131 \u00f6nerebilmi\u015flerdir. Bu \u00f6neri, bir konunun g\u00fcvenlik konusu haline getirilebilmesi i\u00e7in gereken \u2018ekstra ad\u0131mlara\u2019 \u00f6rnek olarak g\u00f6sterilebilir. Yani baz\u0131 \u00fcye \u00fclkelerdeki siyasiler taraf\u0131ndan T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fini normal siyaset konusu olmaktan \u00e7\u0131kararak g\u00fcvenlik konusu haline getirmek i\u00e7in \u00e7abalar bulunmaktad\u0131r (Macmillan, 2010: 447-458). T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011finin \u2018konu\u015fma faaliyeti\u2019 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla g\u00fcvenlik konusu haline getirilebilmesi i\u00e7in, Frans\u0131z eski cumhurba\u015fkan\u0131 ve Anayasal Antla\u015fma\u2019y\u0131 haz\u0131rlayan Avrupa Konvansiyonu ba\u015fkan\u0131 Valery Giscard d\u2019Estaing\u2019in bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 \u00f6rnek verilebilir. <i>Le Monde<\/i>\u2019da kendisiyle yap\u0131lan bir m\u00fclakatta \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: \u2018T\u00fcrkiye\u2019nin ba\u015fkenti Avrupa\u2019da de\u011fildir, n\u00fcfusunun %95\u2019i Avrupa d\u0131\u015f\u0131nda ya\u015famaktad\u0131r, bir Avrupa \u00fclkesi de\u011fildir\u2019. Ona g\u00f6re T\u00fcrkiye\u2019nin kat\u0131l\u0131m\u0131 \u2018Avrupan\u0131n sonu olacakt\u0131r\u2019 (<i>Le Monde<\/i>, 2002). T\u00fcrkiye\u2019nin kat\u0131l\u0131m\u0131n\u0131n g\u00fcvenlik konusu haline getirilmesi \u00fcye \u00fclkelerdeki kamuoylar\u0131n\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131 olumsuz etkilemi\u015ftir.<b>\u00a0<\/b><\/p>\n<p><b>Sonu\u00e7<\/b><\/p>\n<p>Bu analiz g\u00f6stermektedir ki AB\u2019nin do\u011fu geni\u015flemesine y\u00f6nelik politikalar\u0131yla T\u00fcrkiye\u2019nin kat\u0131l\u0131m\u0131na y\u00f6nelik politikalar\u0131 aras\u0131ndaki farklar\u0131 anlamak i\u00e7in rasyonel a\u00e7\u0131klamalar yetersiz kalmaktad\u0131r. \u0130lk olarak AB, Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerinin So\u011fuk Sava\u015f sonras\u0131 d\u00f6nemde demokratikle\u015fmeleri ve ekonomik geli\u015fmelerini destekleme konusunda sorumluluk hissetmi\u015ftir (Sedelmeier, 2001: 16-17). Sjursen (2002: 506-508)\u2019in ifade etti\u011fi gibi, Do\u011fu ve Bat\u0131 Avrupa aras\u0131ndaki suni s\u0131n\u0131rlar temelinde Do\u011fu Avrupa \u2018ka\u00e7\u0131r\u0131lm\u0131\u015f Bat\u0131\u2019 olarak kabul edilir. Bu nedenle AB\u2019nin do\u011fu geni\u015flemesine olan deste\u011fi \u2018akrabal\u0131k temelli g\u00f6rev\u2019 duygusunu destekleyen fakt\u00f6rlerden biridir. \u0130kinci olarak, AB\u2019nin Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerine y\u00f6nelik politikas\u0131 sadece AB akt\u00f6rlerinin \u00e7\u0131karlar\u0131yla ilgili de\u011fildir. AB\u2019nin kimli\u011fiyle de ilgilidir (Sedelmeier, 2001: 18-19). AB, So\u011fuk Sava\u015f sonras\u0131 d\u00f6nemde Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkeleriyle ortak k\u00fclt\u00fcrel miras\u0131n\u0131 ve ortak \u2018Avrupa ailesi\u2019ne ait olduklar\u0131n\u0131 vurgulam\u0131\u015ft\u0131r (Sjursen, 2002: 491-513), buna kar\u015f\u0131n T\u00fcrkiye\u2019nin bu aile i\u00e7indeki yeri sorgulanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye, Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkelerine k\u0131yasla AB\u2019den daha az maddi destek alm\u0131\u015ft\u0131r, AB elitlerinden \u00fcyelik perspektifiyle ilgili gelen tutars\u0131z sinyaller de T\u00fcrkiye\u2019deki Avrupa-\u015f\u00fcphecilerini g\u00fc\u00e7lendirmi\u015ftir. Bu da \u00fclkedeki reformcu unsurlar\u0131n \u00e7abalar\u0131n\u0131 zora sokmu\u015ftur (\u00d6ni\u015f, 2004: 485-495).<\/p>\n<p>Pek \u00e7ok T\u00fcrkiye vatanda\u015f\u0131 i\u00e7in AB\u2019nin ayr\u0131mc\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n en a\u00e7\u0131k g\u00f6stergesi, Avrupa\u2019da vizesiz dola\u015f\u0131m\u0131n 1990\u2019lar\u0131n ba\u015f\u0131nda \u00fclkelerinin AB\u2019ye kat\u0131l\u0131m\u0131ndan \u00f6nce vizesiz seyahat hakk\u0131n\u0131 kazanan Do\u011fu Avrupal\u0131lar\u2019dan farkl\u0131 olarak T\u00fcrk pasaportu ta\u015f\u0131yanlar i\u00e7in olmamas\u0131d\u0131r (Bulgarlar Nisan 2001\u2019den ve Romanyal\u0131lar Ocak 2002\u2019den itibaren) (\u00c7ak\u0131r, 2010: 38). Bat\u0131 Balkan \u00fclkelerinin vatanda\u015flar\u0131 da 2009\u2019dan itibaren vizesiz seyahat hakk\u0131ndan faydalanmaktad\u0131rlar. T\u00fcrkiye i\u00e7in vize liberalizasyonu T\u00fcrk vatanda\u015flar\u0131na AB\u2019nin T\u00fcrkiye\u2019nin tam \u00fcyeli\u011fiyle ilgili taahh\u00fcd\u00fcn\u00fc korudu\u011funun i\u015fareti olacakt\u0131r (European Stability Initiative, 2010: 1).<\/p>\n<p>Sonu\u00e7 olarak, hem rasyonel hem de konstraktivist fakt\u00f6rler AB\u2019nin geni\u015fleme politikas\u0131n\u0131 etkilemektedir (Schimmelfennig ve Sedelmeier, 2002: 524). Schimmelfennig (2001: 76)\u2019in belirtti\u011fi gibi rasyonel bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 akt\u00f6rlerin \u00e7o\u011fu tercihini a\u00e7\u0131klayabilmesine ra\u011fmen, onlar\u0131n geni\u015fleme kararlar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayamamaktad\u0131r. Bu nedenle, Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkeleriyle ortakl\u0131k rasyonel unsurlarla a\u00e7\u0131klanabilirken, yak\u0131n bir zamanda demokrasi ve serbest piyasa ekonomisi sistemine ge\u00e7mi\u015f olmalar\u0131na ra\u011fmen, g\u00f6receli olarak k\u0131sa bir d\u00f6nem i\u00e7inde kat\u0131l\u0131mlar\u0131, konstraktivist unsurlarla a\u00e7\u0131klanabilir. T\u00fcrkiye\u2019nin \u00fcyeli\u011fini destekleyenler genellikle jeostratejik \u00f6nemi gibi rasyonel arg\u00fcmanlar\u0131 vurgularlar. Di\u011fer yandan, \u00fcyeli\u011fine kar\u015f\u0131 olanlar ise k\u00fclt\u00fcr ve kimlik a\u00e7\u0131s\u0131ndan farkl\u0131l\u0131klar\u0131 vurgularlar, bu da konstraktivist a\u00e7\u0131dan a\u00e7\u0131klanabilir. \u00dcye \u00fclkelerin geni\u015fleme politikalar\u0131 AB\u2019nin geni\u015fleme politikalar\u0131n\u0131 etkilemektedir. \u00d6zellikle Fransa ve Almanya\u2019n\u0131n politikalar\u0131 \u00f6nemli rol oynamaktad\u0131r. Ancak Almanya\u2019da h\u00fck\u00fcmetlerin, Fransa\u2019da ise cumhurba\u015fkan\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fimine g\u00f6re bu politikalar belli \u00f6l\u00e7\u00fcde de\u011fi\u015febilmektedir. Kamuoylar\u0131 da \u00fcye \u00fclkelerin farkl\u0131 aday \u00fclkelere y\u00f6nelik politikalar\u0131n\u0131 etkileyerek geni\u015fleme s\u00fcrecini etkilemektedir. Rasyonel a\u00e7\u0131dan, T\u00fcrkiye ile m\u00fczakere s\u00fcreci devam etmektedir, \u00e7\u00fcnk\u00fc her iki taraf da bir di\u011ferini ekonomik, jeopolitik fakt\u00f6rler ve g\u00fcvenlik gibi kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 \u00e7\u0131karlar nedeniyle kaybetmek istememektedir. Bu ayr\u0131ca AB\u2019nin taahh\u00fctleri ve \u2018ahde vefa\u2019 ilkesine de uygundur. Ancak, yava\u015f ilerleyen m\u00fczakere s\u00fcrecini a\u00e7\u0131klayabilmek i\u00e7in T\u00fcrkiye ve AB\u2019nin k\u00fclt\u00fcrleri ve kimliklerinin uyumsuzlu\u011fu konusundaki \u015f\u00fcpheler nedeniyle konstraktivist bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na da ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bu s\u00fcrecin nihai sonucu \u00fcye \u00fclkelerin, \u00f6zellikle de Almanya ve Fransa\u2019n\u0131n \u00e7\u0131karlar\u0131na ve siyasi isteklili\u011fine, ayr\u0131ca T\u00fcrkiye\u2019deki siyasi ve ekonomik istikrara ve reform s\u00fcrecinin h\u0131z\u0131na, son olarak da, AB\u2019nin kendi i\u00e7 sorunlar\u0131n\u0131 \u00f6zellikle de ekonomik krizi a\u015fabilmesine ve de\u011fi\u015fen uluslararas\u0131 \u015fartlara ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p align=\"right\"><b>Selcen \u00d6ner,\u00a0Yrd. Do\u00e7.Dr. ,\u00a0AB \u0130li\u015fkileri B\u00f6l\u00fcm\u00fc,\u00a0<\/b><b>Bah\u00e7e\u015fehir \u00dcniversitesi<\/b><\/p>\n<p>Makaleyi \u015fu \u015fekilde referans vererek kullanabilirsiniz:<\/p>\n<p>\u00d6ner, Selcen (Ekim, 2013), \u201c\u00dcye \u00dclkelerin AB Geni\u015fleme Politikas\u0131ndaki Rol\u00fc: Do\u011fuya Geni\u015flemesi ve T\u00fcrkiye\u2019nin Kat\u0131l\u0131m S\u00fcreci\u201d, Cilt II, Say\u0131 8, s.63-71,\u00a0<em>T\u00fcrkiye Politika ve Ara\u015ft\u0131rma Merkezi (AnalizT\u00fcrkiye), Londra: Analiz T\u00fcrkiye\u00a0<\/em>(http:\/\/researchturkey.org\/?p=4331&amp;lang=tr)<\/p>\n<div>\n<div>\n<p><b>Notlar<\/b><\/p>\n<p>[1] 2004 ve 2007\u2019deki geni\u015flemeler genel olarak \u2018Do\u011fu geni\u015flemesi\u2019 olarak an\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<\/div>\n<div>\n<p>[2] Ankara Antla\u015fmas\u0131\u2019n\u0131n 28.maddesine g\u00f6re \u2018bu Antla\u015fman\u0131n uygulamas\u0131 Toplulu\u011fu kuran bu Antla\u015fmadan kaynaklanan y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerin T\u00fcrkiye taraf\u0131ndan kabul\u00fcne kadar ilerlerse, taraflar T\u00fcrkiye\u2019nin Toplulu\u011fa kat\u0131l\u0131m\u0131 ihtimalini de\u011ferlendirir\u2019 (1963).<\/p>\n<\/div>\n<div>\n<p>[3] 1993\u2019teki Kopenhag Zirvesi\u2019nde \u2018hazmetme kapasitesi\u2019 kavram\u0131 ilk olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, \u015f\u00f6yle denmi\u015ftir: \u2018AB\u2019nin yeni \u00fcyeleri hazmetme kapasitesi, ayn\u0131 zamanda Avrupa entegrasyon h\u0131z\u0131n\u0131n korunmas\u0131 da hem AB hem de aday \u00fclkelerin genel \u00e7\u0131karlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemli bir unsurdur\u2019 (AB Konseyi, 1993, 7 A maddesi, iii).<\/p>\n<\/div>\n<div>\n<p>[4] Daha fazla bilgi i\u00e7in bkz. Nicolas, Sarkozy, <i>Testimony: France, Europe and the World in the 21<\/i><i><sup>st<\/sup><\/i><i> Century, <\/i>Hampshire: Harriman House Publishing, 2007.<\/p>\n<p><b>Referanslar<\/b><\/p>\n<p>Bache, Ian; Stephen George ve Simon Bulmer, <i>Politics in the EU, <\/i>New York: Oxford University Press, 2011.<\/p>\n<p>Barnes, Ian ve Pamela Barnes, \u2018Enlargement\u2019, \u00a0Michelle Cini, Nieves Perez-Solorzano Borragan (Ed.) , <i>European Union Politics, <\/i>3<sup>. <\/sup>Bask\u0131, New York: OxfordUniversity Press, 2010.<\/p>\n<p>Buzan, Barry, vd., <i>Security: A New Framework for Analysis, <\/i>Boulder, CO: Lynne Rienner Pub., 1998.<\/p>\n<p>\u00c7ak\u0131r, Arma\u011fan Emre, \u201cPolitical Dimension : Always in the List of \u2018Also-Rans\u2019: Turkey\u2019s Rivals in EU-Turkey Relations\u201d, Arma\u011fan Emre \u00c7ak\u0131r (Ed.) <i>Fifty Years of EU-Turkey Relations: A Sisyphean Story, <\/i>New York: Routledge, 2010.<\/p>\n<p>d\u2019Estaing, Valery Giscard, <i>Le Monde, <\/i>8 Kas\u0131m 2002.<\/p>\n<p>Diez, Thomas, \u2018Ethical Dimension: Promises, Obligations, Impatience and Delay: Reflections on the Ethical Aspects of Turkey-EU Relations\u2019, Arma\u011fan Emre \u00c7ak\u0131r (Ed.) <i>Fifty Years of EU-Turkey Relations: A Sisyphean Story, New York: Routledge, 2010.<\/i><\/p>\n<p>\u2018A Very Special Relationship: Why Turkey\u2019s EU Accession Process will Continue\u2019, <i>European Stability Initiative, <\/i>Berlin-\u0130stanbul, 11 Kas\u0131m 2010.<\/p>\n<p>AB-T\u00fcrkiye M\u00fczakere \u00c7er\u00e7eve Belgesi, 3 Ekim 2005, <a href=\"https:\/\/web.archive.org\/web\/20160410140641\/http:\/\/ec.europa.eu\/enlargement\/pdf\/turkey\/st20002_05_tr_framedoc_en.pdf\">http:\/\/ec.europa.eu\/enlargement\/pdf\/turkey\/st20002_05_tr_framedoc_en.pdf<\/a> (18 Mart 2011).<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>\u0130\u00e7ener, Erhan, vd., \u2018Continuity and Change in the EU\u2019s Approach to Enlargement: Turkey and Central and Eastern Europe Compared\u2019, <i>Southeast European and Black Sea Studies, <\/i>Cilt 10, Say\u0131 2, Haziran 2010.<\/p>\n<p>Lagro, Esra, \u2018Why is President Sarkozy Actually Against Turkish Accession to the EU? Facts and Challenges\u2019, <i>Perceptions, <\/i>Bahar-Yaz 2008.<\/p>\n<p>Macmillan, Catherine, \u2018Privileged Partnership, Open Ended Accession Negotiations and the Securitisation of Turkey\u2019s EU Accession Process\u2019, <i>Journal of Contemporary European Studies, <\/i>Cilt 18, Say\u0131 4, Aral\u0131k 2010.<\/p>\n<p>M\u00fcft\u00fcler Ba\u00e7, Meltem ve Lauren McLaren, \u2018Enlargement Preferences and Policy-Making in the EU: Impacts on Turkey\u2019, <i>European Integration, <\/i>Cilt 25, 2003.<\/p>\n<p>M\u00fchlenhoff, Hanna L., \u2018Turkish-German Relations Under the New Coalition Government in Germany\u2019, 2009,\u00a0 <a href=\"https:\/\/web.archive.org\/web\/20160410140641\/http:\/\/www.ikv.org.tr\/images\/upload\/data\/files\/muhlenhoffgermanyturkey.pdf\">http:\/\/www.ikv.org.tr\/images\/upload\/data\/files\/muhlenhoffgermanyturkey.pdf<\/a> (8 Nisan 2011).<\/p>\n<p>\u00d6ner, Selcen, <i>Turkey<\/i><i> and the European Union: The Question of European Identity, <\/i>Lanham, Maryland: Lexington Pub., 2011.<b><\/b><\/p>\n<p>\u00d6ni\u015f, Ziya, \u2018Diverse but Converging Paths to EU Membership: Poland and Turkey in Comparative Perspective\u2019, <i>East European Politics and Societies, <\/i>Cilt 18, Say\u0131 3, 2004.<\/p>\n<p>Schimmelfennig, Frank, \u2018The Community Trap: Liberal Norms, Rhetorical Action, and the Eastern Enlargement of the EU\u2019, <i>Internat\u0131onal Organization, <\/i>Cilt 55, Say\u0131 1, K\u0131\u015f 2001.<\/p>\n<p>Schimmelfennig, Frank ve Ulrich Sedelmeier, \u2018Theorizing EU Enlargement: Research Focus, Hypotheses and The State of Research\u2019, <i>Journal of European Public Policy, <\/i>Cilt 9, Say\u0131 4, A\u011fustos 2002.<\/p>\n<p>Sedelmeier, Ulrich, \u2018EU Eastern Enlargement in Comparative Perspective<strong>\u2019,<\/strong> <em>Journal of European Public Policy<\/em>, Cilt 8, Say\u0131 4, 2001.<\/p>\n<p>Sjursen, Helene, \u2018Why Expand? The Question of Legitimacy and Justification in the EU\u2019s Enlargement Policy\u2019,\u00a0 <i>Journal of Common Market Studies,<\/i> Cilt 40, Say\u0131 3, 2002<\/p>\n<\/div>\n<\/div>\n<p><!--:--><!--:tr--><\/p>\n<p><!--:--><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u00dcye \u00dclkelerin AB Geni\u015fleme Politikas\u0131ndaki Rol\u00fc: Do\u011fuya Geni\u015flemesi ve T\u00fcrkiye\u2019nin Kat\u0131l\u0131m S\u00fcreci Giri\u015f Avrupa Birli\u011fi (AB)\u2019nin do\u011fu geni\u015flemesi\u00a0[1] AB i\u00e7in, hem i\u00e7erdi\u011fi \u00fclke say\u0131s\u0131 hem de AB\u2019ye \u00fcye \u00fclkelerle yeni \u00fcyeler aras\u0131ndaki siyasi, sosyal ve ekonomik farkl\u0131l\u0131klar a\u00e7\u0131s\u0131ndan en zorlay\u0131c\u0131 geni\u015fleme olmu\u015ftur. AB tarihinde ilk kez May\u0131s 2004\u2019te sekizi Orta ve Do\u011fu Avrupa \u00fclkesi olmak [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":252,"featured_media":7269,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[211,214],"tags":[205,206,207,208],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/7315"}],"collection":[{"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/252"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=7315"}],"version-history":[{"count":3,"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/7315\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":8679,"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/7315\/revisions\/8679"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media\/7269"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=7315"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=7315"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/www.researchturkey.org\/tr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=7315"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}